ULI ile PWC tarafından hazırlanan 2008 Avrupa Emlak
Raporu’na göre, gayrimenkul yatırımı açısından cazip kentler sıralamasında
İstanbul, çok küçük farkla Moskova’nın gerisine düştü ve ikinci oldu.
PricewaterhouseCoopers (PwC) ve Urban Land Institute (ULI) tarafından hazırlanan
2008 Avrupa Emlak Raporu’na göre 2007’de gayrimenkul yatırımları açısından en
cazip şehir olan İstanbul, 2008’de çok küçük bir farkla birinciliği Moskova’ya
kaptırdı.
Swissotel’de düzenlenen toplantıda raporun ayrıntılarını anlatan ULI Avrupa
Başkanı William Kestler, Avrupalı 400 gayrimenkul uzmanıyla görüşülerek
hazırlanan rapora göre, yatırım öngörüleri açısından Moskova’nın 6.75 puanla
birinci, İstanbul’un 6.74 puanla ikinci olduğunu açıkladı. Kestler, risk
açısından ise İstanbul’un 23’üncü, Moskova’nın ise 27’nci sırada olduğuna dikkat
çekti.
Kestler, “İstanbul dünyanın en önemli kentlerinden biri. Moskova İstanbul’la
mukayese bile edilemez. Bunu, sizi hoş tutmak için söylemiyorum. Moskova’yı
bilenler ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaktır” dedi.
Kestler, “Rusya gibi nüfusu gerileyen bir başka ülke yok. Türkiye ise nüfus
avantajıyla öne çıkıyor. Buna karşın Rusya hammadde fiyatlarının yükselişinden
istifade ediyor. Ancak iki ülke de muazzam bir büyüme gerçekleştirecek” dedi.
Kestler, raporun mortgage krizinden etkilenen bankalar batmadan önce
hazırlandığına dikkat çekerek, “Raporumuz bu anlamda iyimser bile sayılabilir.
Ama şu anda piyasalara bir korku hakim” dedi.
Başa baş mücadele
PwC İngiltere Ortağı ve Gayrimenkul Sektörü Lideri John Forbes, Moskova ve
İstanbul’un son beş yıldır yatırım tercihinde ilk dörtte yer aldığını söyledi.
Yatırım açısından iki şehrin başa baş gittiğini ifade eden Forbes, büyümeyi
getiren en önemli etkenin, orta sınıfın büyümesi olduğunu aktardı.
Yatırımcıların, hak ve yönetmeliklerin net olmadığını düşündükleri riskli
bölgelerden kaçındıklarını vurgulayan Forbes, kesin risk algılamasında
Moskova’nın halen Paris ve diğer şehirlerden daha riskli görülse de yatırımları
fazlasıyla çektiğini belirtti.
John Forbes, Londra’nın İstanbul ve Moskova için bir tehdit oluşturduğuna dikkat
çekerek, “Çünkü fiyatlar yüzde 20-25 düştü. Yüzde 30-35 düşerse herkes Londra’yı
cazip bir yer olarak görecek ve yatırımcılar tekrar Londra’ya dönebilecek” diye
konuştu. Forbes, yatırımcıların ülke riskine de önem verdiklerini, İstanbul ve
Moskova için ülke riskinin makul bir seviyede bulunduğunu kaydetti.
Avrupa’nın Hindistan’ı
Araştırmada, İstanbul’un “Avrupa’nın Hindistan”ı olarak nitelendirildiğine
işaret eden Forbes, şöyle konuştu:
“Bu kesinlikle bir hakaret değil tam tersine iltifattır. Brezilya, Hindistan ve
Türkiye yatırımcılar açısından en önemli başarı hikâyeleri olarak görülüyor. Üç
ülke 2050’ye giden yolda yıldızı parlayan ülkeler olarak algılanıyor. Türkiye
nüfusu, artan milli geliri ve ekonomisiyle Hindistan’a benziyor. Bu da kentin ne
kadar büyük bir potansiyel barındırdığını ve genç nüfusun yatırımcılar açısından
ne kadar cazip olduğunu gösteriyor.”
Üç risk var
Rapora göre ‘İstanbul’da gayrimenkul alın’ diyenlerin sayısı artış gösterdi.
Sektörü en çok etkileyecek etkenler ise katı kredi koşulları, enerji maliyetleri
ve konut piyasasının sakinleşmesi olarak sıralandı. Rapor, yatırımcıların
İstanbul’da en çok ofis alımına sıcak baktığını ortaya koydu.
İstikrar uyarısı
Urban Land Institute (ULI) Türkiye Başkanı Haluk Sur, raporda İstanbul’un
ikinciliğe yerleştiğini belirterek, “Eğer istikrar anlamında ayağımız bir
şekilde sürçerse, korkarım önümüzdeki yıllarda ikinciliği bile göremeyiz” dedi.
Sur, Tokyo ile New York arasında hat çizildiğinde bunun tam ortasında yer alan
Moskova ve İstanbul’un giderek kıyasıya rekabet ettiğinin görüldüğünü söyledi
Kaynak: Milliyet
30.4.2008 |