Tel: 232 247 3132 Faks: 232 247 9276
Mithatpaşa Cad. No:1133/Z1 Hava Hastanesi Karşısı Üçkuyular / İzmir
İnternet Linklerim:
Bilgilerim
Haberler
Uzmanlık Konusu
Uzmanlık Bölgesi
işletme mezunu. Türkiye'nin saygın şirketlerinde orta ve üst düzey yöneticilik yaptı.RE/MAX bünyesinde Gayrimenkul Danışmanı olarak faaliyetliyetlerini sürdürmektedir.
-Aldığım Re/max Eğitimleri ;
Kariyeriniz Eğitimi
Succeed Eğitimi
-Re/max Türkiye'de En Yüksek Ciroda Nisan-2011 Ege Bölge 5.si.
-Re/max Orion 2011 Nisan ayı ''Ofis Ciro 1.si''
-Re/max Orion 2011 Nisan ayı ''Ofis işlem 1.si''
-Re/max Orion 2011 Aralık ayı ''Ofis Ciro 1.si''
-Re/max Orion 2011 Aralık ayı ''Ofis işlem 1.si''
-Re/max Türkiye'de En Yüksek Ciroda Ekim-Kasım-aralık-2011 Ege Bölge 4.sü.
SLOGANLARIM
Dürüst,güvenilir,Daima sizinle... Farklı beklentilere farklı çözümler... Hizmette sınır ötesi...
Yabancılara mülk satışı tasarısı kabul edildi ..
Ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde, yabancı gerçek kişilere taşınmaz satılabilecek
03 Mayıs 2012 Perşembe, 19:55:23
Ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde, Bakanlar Kurulu'nca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişilere Türkiye'de taşınmaz satılmasına imkan sağlayan kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Tapu Kanunu ve Kadastro Kanunu'nda değişiklik yapan kanuna göre, ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde, yabancılara Türkiye'de taşınmaz satışına imkan sağlanıyor. Bu taşınmazların toplamı, özel mülkiyete konu alanlar için ilçe yüzölçümünün yüzde 10'unu, ülke genelinde de kişi başına 30 hektarı geçemeyecek. Bakanlar Kurulu, 30 hektarı 2 katına çıkarabilecek.
Yabancı şirketlerin, askeri yasak ve güvenlik bölgelerinde taşınmaz almaları Genelkurmay Başkanlığı'nın, özel güvenlik bölgelerinde taşınmaz almaları ise valiliğin iznine tabi olacak.
MÜLKÜNE SINIRLAMA GETİRİLENE DAVA HAKKI
Şahıslara ait gayrimenkuller üzerinde yıllarca yeşil alan, okul alanı ve pazar yeri gibi sınırlandırmalar getiren belediyelerin bu alanlarla ilgili kamulaştırma yapmasını öngören Yargıtay kararı vatandaş lehine yeni bir süreci başlattı.
Türkiye’de imar planlarını yapma yetkilerinin belediyelere ait olduğunu ifade eden Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, belediyelerin özel mülkiyete konu olan taşınmazlar üzerinde de yeşil alan, okul alanı, pazar yeri, cami vb. gibi sınırlandırmalar yapabildiğini söyledi.
Özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde kamu alanları yaratılmak suretiyle birçok mağduriyetin gündeme geldiğini ifade eden Kiraz, “Belediyelerin imar planları çerçevesinde yapmış oldukları bu planların uygulamaya geçirilmesi süresi 5 yıldır. Tapu üzerine konulan bu kamu şerhlerinin 5 yıl içerisinde uygulamaya geçirilmesi ve 5 yıllık bu süre içerisinde belediyelerin imar uygulaması yapmak suretiyle ilgili taşınmazları kamulaştırması esastır” dedi.
Sahiplerine verilmesi
Ancak 5 yıllık bu planların her 5’inci yılın sonunda 5’er yıl daha uzatılmak suretiyle devam ettirildiğinin altını çizen Kiraz, bu durumda özel mülk sahipleri için çok uzun yıllar süren bir hukuksal sıkıntı oluştuğunu vurguladı. Kiraz, belediyelerin bu taşınmazları kamulaştırmayıp, okul alanı ya da yeşil alan ilan ederek, bu taşınmazların kullanımını da mal sahibine geri vermediğini söyledi. Çok uzun yıllar boyunca kamu lehine devam ettirilen gereksiz ve acımasız uygulamanın Yargıtay’ın aldığı Hukuk Genel Kurulu kararı ile bozulduğuna dikkat çeken Kiraz, “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/5-662 Esas ve 2010/651 Karar sayılı kararı ile mülkiyet hakkının ihlali düşüncesi ile yeni bir karar tesis etmiş ve bu kararı ile imar uygulamaları sonucunda mağdur olan kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesini sağlamak istemiştir” dedi.
Yeni bir süreç başladı
İmar uygulamaları sonucunda mağduriyete uğrayanlar için Hukuk Genel Kurulu kararı ile yeni bir sürecin başladığını hatırlatan Kiraz, mağdurlara ‘Kamulaştırmasız El Atma’ suretiyle tazminat davası açma hakkı tanındığını dile getirdi. Kiraz, herkesin ve tüm idarenin yargı denetimine tabi olduğu hukuk devletlerinde kişilerin mülkiyet haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğunu altını çizerek, şunları söyledi:
“Yargıtay’ın Hukuk Genel Kurulu’nda bu kararı tesis ederek kangren haline gelen bu sorunu çözen Yüksek Hakimlere teşekkürü bir borç biliyoruz. Tüm vatandaşlarımıza da bu konuda mağduriyetleri var ise derhal idareye giderek kamulaştırma bedellerini talep etmelerini olumsuz cevap alırlarsa da kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmalarını önermekteyiz.
Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kapsamında geliştirilen Online Randevu Sistemi
Randevular seçilecek tarihte, uygun bir saat aralığında, TC Kimlik ve Tapu Senet Bilgilerine göre müdürlük kontenjanına göre alınabilir. TC Kimlik ve Tapu Senet bilgileri uyumu kontrol edilmekte ve eşleme durumunda randevu verilmektedir. Bu eşleştirme T.C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bilgisayar sistemi üzerinden yapılmaktadır. Bu nedenle randevu alma işlemi sırasında Nüfus Cüzdanı ve Tapu Senedi belgeniz yanınızda olmalıdır. Randevu aldığınız saat aralığından 15 dakika öncesinde başvuru yapmanız gerekmektedir. gerekmektedir. Gecikme 15 dakikayı geçerse, randevunuz iptal edilecektir. Ayrıca; 1 yıl içinde aynı TC Kimlik ve Tapu Senedinin randevusu 3 kere iptal edilirse 1 yıl içinde yeni bir randevu verilememektedir. Gerçek veya tüzel kişiler aynı gün için tek bir randevu alabilir.
Bir TC Kimlik ve Tapu Senedi için alınan randevu başka bir TC Kimlik ve Tapu Senedi ile değiştirilememektedir.
İZMİR
Karşıyaka TM
Gayrımenkul satışında emlak vergisine dikkat..!
Yürürlükteki Gelir vergisi kanunu'na göre ;gayrımenkullerin iktisab (edinme)tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde elden çıkartılmasından doğan kazanç "değer artış kazancı"olarak gelir vergisine tabi(GVK mükerrer madde 80/6).
Bu kazancını %35 civarında gelir vergisi ödenmesi gerekiyor.Kazanç hesaplanırken,alış bedeli aylar itibariyle ÜFE'ye göre yükseltiliyor ve 7.700 tl istisna uygulanıyor.
Tapuda satış işlemi yapılırken,gerçek satış berdelinin tapu senedine yazdırılması mümkün,Maliye bakanlığının,Tapu kadastro Genel müdürlüğü'ne göndermiş olduğu yazıda;
Gerçek satış bedelinintapu harcına esas değerin altında olması durumunda,satıcının talebi halinde gerçek satış bedelinin tapu senedinde ayrıca gösterilmesinin mümkün olduğu belirlendi.MB özelgesi 24.şubat.1999 tarih ve 6604 sayılı.
GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL YÜKÜMLÜLÜKLER 2011
1. GELİR VERGİSİNİN KONUSU VE UNSURLARI
Gelir Vergisi Kanununda gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olarak tanımlanmış, hangi tür kazanç ve iratların gelire dahil olduğuna ve gelirin nelerden oluştuğuna yer verilmiştir. Söz konusu kazanç ve iratlar aşağıdaki gibidir:
1. Ticari kazançlar,
2. Zirai kazançlar,
3. Ücretler,
4. Serbest meslek kazançları,
5. Gayrimenkul sermaye iratları,
6. Menkul sermaye iratları,
7. Diğer kazanç ve iratlar.
Bir gelirin vergiye tabi olabilmesi için sayılan bu gelir türlerinden birine girmesi gerekmektedir. Her gelir unsuru için farklı vergileme teknikleri öngörüldüğünden, kazanç ve iratların hangi gelir unsurunun kapsamına girdiğinin tespiti son derece önemlidir.
Gerçek kişilerin sahip oldukları gayrimenkulleri elden çıkarmalarından doğan kazancın niteliği ve vergilendirilmesi hakkında, Gelir Vergisi Kanununda iki ayrı gelir türünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bunlardan ilki “ticari kazanç”, diğeri ise “diğer kazanç ve iratlar” hükümlerinde yer alan düzenlemedir.
(Amortismana tabi iktisadi kıymet olarak gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde elde edilen kazancın serbest meslek kazancı veya zirai kazanç olarak dikkate alınmasına ilişkin hükümlere, bu rehberin konusu dışında kalmaları nedeniyle yer verilmemiştir.)
a) Ticari kazanç: Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançtır. Ticari kazancı belirleyen temel unsur faaliyetin sermaye ve emekten oluşan bir organizasyona dayanması ve bu organizasyonun işlemlerindeki devamlılıktır. Gelir Vergisi Kanununda “gayrimenkullerin alım satımı ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerden elde ettikleri kazançlar”ın ticari kazanç olarak vergilendirileceği belirtilmiştir.
b) Diğer kazanç ve iratlar: Belirli kaynaklara bağlanması mümkün olmayan, belirli dönemlerde (periyodik olarak) meydana gelmeyen, devamlı değil arızi olan ve çoğu zaman bir teşebbüs sonucu olmaksızın, kişilerin bazı mal varlıklarında kendiliğinden meydana gelen kazanç ve iratlardır. Bu gelir türünü diğerlerinden ayıran en önemli özellik, devamlılık göstermeyen gelirlerin bu kapsamda değerlendirilmiş olmasıdır. Diğer kazanç ve iratlar, “değer artış kazançları” ve “arızi kazançlar” olmak üzere iki alt ayrıma tabi tutulmuştur.
2. GAYRİMENKUL ALIM-SATIM İŞLERİNDE ‘TİCARİ KAZANÇ - DEĞER ARTIŞ KAZANCI’ AYRIMI
Gayrimenkullerin elden çıkarılmalarından doğan kazancın niteliğinin belirlenmesi, yani kazancın diğer kazanç ve iratlar gelir türündeki “değer artış kazancı” olarak mı, yoksa ticari kazanç mı olarak vergilendirilmesi gerektiğinin belirlenmesi önem arz etmektedir.
Gayrimenkul alım satım işinden elde edilen gelirin niteliğinin belirlenmesinde ilk önemli unsur “faaliyetteki devamlılık”tır.
Gayrimenkul alım satım işleri devamlı olarak, bir meslek halinde sürdürülüyorsa elde edilen kazanç ticari kazançtır. Burada devamlılık unsurunu belirleyen en belirleyici ölçüt ‘kazanç doğuran işlem sayısındaki çokluk’tur. İşlem sayısındaki çokluk gayrimenkullerin aynı takvim yılı içerisinde birden fazla veya takip eden birden fazla takvim yılında art arda satılmış olmasına göre belirlenir.
Alım satım işlemlerinin birden fazla olması halinde kazanç şeklinin belirlenebilmesi için ikinci önemli unsur olan “satışın hangi amaçla yapıldığı”nın tespit edilmesi gerekmektedir.
Gayrimenkul alım satımı kazanç elde etmek için yapılıyorsa söz konusu alım-satım işlemi ticari kazanç kapsamında değerlendirilir.
Gayrimenkul alım satımında ticari bir amaç yoksa şahsi ihtiyacın karşılanması ya da servetin korunması amacıyla yapılıyorsa elde edilen kazanç değer artış kazancı olarak değerlendirilir.
Gayrimenkul alım satım işinden elde edilen gelirin niteliğinin belirlenmesinde üçüncü önemli unsur ise “ticari bir organizasyonun varlığı”dır.
Gayrimenkul alım satımı, şekli ve maddi şartları ile kurulmuş bir ticari organizasyon içinde yapılıyorsa elde edilen kazanç ticari kazançtır. Ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde ise kazanç türü “faaliyetteki devamlılık” ve “satışın hangi amaçla yapıldığı” unsurlarına göre tespit edilir.
3. GAYRİMENKULÜN TANIMI VE ELDEN ÇIKARILMASI
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin 6 ıncı bendi uyarınca, aşağıda belirtilen mal ve hakların 5 yıl içerisinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancının konusunu oluşturmaktadır.
Arazi, bina, maden suları, memba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı,
Voli mahalleri ve dalyanlar,
Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar,
Gemi ve gemi payları ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları,
Elden çıkarmadan maksat, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir bedel karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasıdır.
Burada öncelikle dikkat edilmesi gereken husus mal ve hakların iktisap şekli ve elden çıkarılma süresidir.
Gayrimenkul alım satım işlemi “ticari kazanç” hükümleri kapsamında değilse,elde edilen kazanç “değer artış kazancı” hükümlerine göre tespit edilir.
a. Mal ve Hakların İktisap Şekli
Söz konusu mal ve haklar bedelsiz olarak edinilmişse bu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak vergilendirilmeyecektir. Bunun dışında, iktisap şekli ne olursa olsun söz konusu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak vergilendirilecektir.
b. Mal ve Hakların Elden Çıkarılma Süresi
Söz konusu mal ve haklar, 01.01.2007 ve sonrasında elde edilmiş ise iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artış kazancı olarak değerlendirilecektir. Eğer elden çıkarma, iktisap tarihinden başlayarak beş yıldan daha fazla bir süre sonra gerçekleşmişse, elde edilen kazanç değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyecektir.
Söz konusu mal ve haklar, 01.01.2007 tarihinden önce elde edilmiş ise iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artış kazancı olarak değerlendirilecektir. Eğer elden çıkarma, iktisap tarihinden başlayarak dört yıldan daha fazla bir süre sonra gerçekleşmişse, elde edilen kazanç değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyecektir.
4. SAFİ DEĞER ARTIŞININ TESPİTİ
Değer artış kazancında vergilendirilecek kazanca “safi değer artışı” denilmektedir. Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından aşağıdaki indirimlerin düşülmesi suretiyle bulunmaktadır.
Mal ve hakların elden çıkarılması sonucunda elde edilen değer artış kazancından indirilebilecek giderler;
— Elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedeli,
— Elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının üzerinde kalan giderler ve ödenen vergi ve harçlar.
Maliyet bedelinin tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek bedel esas alınacaktır.
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilecektir.
2006 yılının Ocak ayından itibaren toptan eşya fiyat endeksi yerine, üretici fiyat endeksi (ÜFE) yayımlanmaktadır. Bu nedenle 01.01.2006 tarihinden sonra yapılan endekslemelerde toptan eşya fiyat endeksi yerine, üretici fiyat endeksi (ÜFE) dikkate alınacaktır.
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedelinin üretici fiyat endeksindeki artış oranında arttırılabilmesi için, alış ve satış tarihleri arasındaki sürede endeksteki artış oranının %10 veya üzerinde olması gerekmektedir.
5. DEĞER ARTIŞ KAZANCININ BEYANI
Değer artış kazançlarının beyan konusu edilip edilmeyeceği, elde edilen iradın istisna haddinin altında kalıp kalmadığına bağlıdır. İstisna haddini aşan tutarda gelir elde edilmesi halinde yıllık beyanname verilecektir.
Elde edilen değer artış kazancının safi miktarı, açıklanan istisna sınırını aşması durumunda, elde edilen gelir satışın yapıldığı yılı takip eden yılın Mart ayının 1 inci gününden 25 inci günü akşamına kadar Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan edilecektir. Beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi, Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere 2 eşit taksitte ödenecektir.
2010 yılında elde edilen gelirlere aşağıda yer alan vergi tarifesi uygulanarak gelir vergisi hesaplanır. (Gelir Vergisi Kanunu 103 üncü madde)
Gayrimenkullerin elden çıkarılmasından doğan değer artış kazancının 2010yılı için 7.700 Türk Lirası gelir vergisinden istisnadır.
8.800 TL'ye kadar % 15
22.000 TL'nin 8.800 TL'si için 1.320 TL, fazlası % 20
50.000 TL'nin 22.000 TL'si için 3.960 TL, (ücret gelirlerinde 76.200 TL'nin 22.000 TL'si için 3.960 TL), fazlası % 27
50.000 TL'den fazlasının 50.000 TL'si için 11.520 TL, (ücret gelirlerinde 76.200 TL'den fazlasının 76.200 TL'si için 18.594 TL), fazlası % 35
3
06.2010 - 05.2012 döneminde ofisine 16 adet portföy kazandırmış. Kazandırılan portföyler sadece sisteme alınan portföylerdir. Satıldığını ya da Kiralandığını göstermez.
PORTFÖYLERİMDEN BAZILARI
Şu Anda Toplam 11 Portföyü Kayıtlı, Bunların 10 tanesi satılık, 1 tanesi kiralık' tır.
mehmet bey... bulunmuş olduğunuz mesleğinizin icabı müşterinize sadece maddi açıdan değil manevi ve saygılı yaklaşımınıza çok teşekkür ederiz.başarılarınızın devamını temenni ederiz...
nurel hillmayer tarafından yazılmış. (26.10.2010)
dükkanımı kiraya vermek için yaptığımız telefon görüşmesinde vermiş olduğunuz güven ve özeni yüzyüze ve kiralamada da gösterip bir hafta gibi kısa sürede kiralamayı gerçekleştirmeniz işinizi ne kadar mükemmel yaptığnızın kanıtı oldu...
dilek işcen tarafından yazılmış. (24.11.2011)
Mehmet Bey ile çalışmak yaşamımı çok kolaylaştırdı. Onun sağlamcı yanı ve kontrat imzalandıktan bir yıl sonra dahi benim çıkarlarımı hem profesyonel, hem de insani anlamda koruması bana güven verdi. Kendisiyle bundan sonra da çalışmak isterim, ayrıca onu başka kişilerede tavsiye ederim. Mehmet Bey'e en iyi dileklerimi gönderiyorum.
YORUM YAZ (Yorum yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.)